Matematik

Robert Recorde: Eşittir İşaretini Bize Kazandıran Bir İdealist

Çoğu matematiksel sembolün kökenleri antik çağın sisli dünyasında kaybolmuştur. Ancak eşittir işaretinin nereden geldiğini biliyoruz.

Robert Recorde yaşadığı dönemin ötesinde düşünen bilim insanlarından biriydi. Ancak onu bugün hatırlatan en önemli katkı, hepimizin kullandığı eşittir işaretini (=) geliştirmesidir.

Robert Recorde
Çoğu sembolü ilk kimin kullandığı belirsiz olsa da eşit uzunlukta birbirine paralel iki yatay çizgiyi ilk kullanan kişinin kim olduğunu biliyoruz.

Matematikte bir eşitliği iki kefeli bir terazi gibi düşünebiliriz. Terazinin dengede kalması için bir tarafa eklediğimiz ya da çıkardığımız her şeyi diğer tarafa da uygulamamız gerekir. Her denklemde iki tarafın dengede olması gerekir. Bu durum, varlıklar ile borçların eşit olması gereken çift taraflı muhasebeye de benzer.

Ancak ilginç bir tesadüf vardır. Bugün kullandığımız eşittir işaretini geliştiren kişi hayatının sonunda kendi mali dengesini kuramadı. Borç içinde öldü. Bu kişi Galli doktor ve matematikçi Robert Recorde’du. Recorde çok üretken bir yazardı ve oldukça sıra dışı bir hayat yaşadı.

Robert Recorde Kimdir?

Robert Recorde 1510 yılında Galler’in Tenby kasabasında doğdu. Yoğun ticaretin yapıldığı hareketli bir liman kenti olan Tenby’de büyüdü. Kentteki tüccarların ve zanaatkârların günlük işlerinde kullandıkları hesap yöntemleri muhtemelen onun matematiğe erken yaşta ilgi duymasını sağladı.

Küçük yaşlardan itibaren olağanüstü bir zekâya sahip olduğu fark edildi. Henüz 14 yaşındayken Oxford Üniversitesi’ne girdi ve burada matematik eğitimi aldı. Yirmili yaşlarının başına geldiğinde ise Oxford’da matematik dersleri vermeye başlamıştı.

Recorde’un ilgisi yalnızca matematikle sınırlı değildi. Kısa süre içinde tıp eğitimi aldı ve hekimlik diploması kazandı. Bu dönemde bir hekimin hastaların idrarını inceleyerek nasıl teşhis koyabileceğini anlatan The Urinal of Physick adlı kitabını yayımladı.

Daha sonra Cambridge Üniversitesi’ne gitti ve burada tıp alanındaki çalışmalarını sürdürdü. Zamanla saray çevrelerinde tanınan bir isim hâline geldi. Farklı dönemlerde Bristol, Londra ve Dublin’deki kraliyet darphanelerini denetlemekle görevlendirildi. Ayrıca İrlanda’daki gümüş madenciliği çalışmalarını da gözetti. Bu görevlerin yanında hekimlik yapmayı sürdürdü ve özel matematik dersleri verdi.

Recorde çalışkan biriydi, ancak siyaset dünyasının güç dengelerini iyi hesaplayamadı. Kraliyet darphanelerinin denetimi sırasında Sir William Herbert’in bazı usulsüzlükler yaptığını düşündü. Herbert’i kraliyete ait malları zimmetine geçirmek ve darphanelerden elde edilen gelirleri kendi yararına kullanmakla suçladı.

Ancak Herbert oldukça güçlü bir siyasi figürdü. Daha sonra Pembroke Kontu oldu ve Özel Konsey’in etkili üyelerinden biriydi. Bu nedenle suçlamalara karşılık olarak Recorde’a iftira davası açtı ve tazminat talep etti. Dava sonunda mahkeme Herbert’i haklı buldu ve Recorde’u 1000 sterlin tazminat ödemeye mahkûm etti.

Recorde bu parayı ödeyemedi. Bunun üzerine 1557’nin sonlarında ya da 1558’in başlarında Londra’nın güneyindeki Southwark’ta bulunan King’s Bench hapishanesine gönderildi. Recorde burada kısa süre sonra ağır bir hastalığa yakalandı ve hayatını kaybetti.

Eşittir İşareti Hayatımıza Nasıl Girdi?

eşittir işareti

Recorde’dan önce matematikçiler denklemlerin iki tarafını ayırmak için farklı işaretler kullanıyordu. Regiomontanus ve Luca Pacioli eşitliği göstermek için tek bir çizgi kullanmıştı. Daha sonra René Descartes da ∝ sembolünü tercih etti.

Robert Recorde bu karışıklığı azaltmak istedi. 1557 yılında yayımladığı The Whetstone of Witte adlı cebir kitabında eşitliği göstermek için iki paralel çizgiden oluşan yeni bir sembol önerdi.

Bu seçimini basit bir düşünceyle açıkladı: “İki şey birbirine paralel çizgilerden daha eşit olamaz.” Böylece eşitliği göstermek için iki paralel yatay çizgi kullanmaya başladı. Recorde’un kullandığı çizgiler bugün kullandığımız eşittir işaretinden daha uzundu. Ancak zamanla sembol sadeleşerek bugünkü biçimini aldı.

Robert Recorde, eşittir işareti
İlk eşittir işareti

Recorde kitabında matematik konularını öğretmen ile öğrenci arasında geçen bir diyalog şeklinde anlattı. Bu yöntemle aritmetik ve cebirin kurallarını daha anlaşılır hâle getirmeyi amaçladı. Ayrıca aritmetikten cebire, Öklid geometrisinden astronomiye kadar uzanan birçok kitap yazdı. Bu eserler İngiltere’de matematik öğretiminin temel kaynakları hâline geldi.

Recorde’un eşittir işareti önce İngiltere’de yaygınlaştı. Avrupa kıtasında bir süre Descartes’ın kullandığı gösterim tercih edildi. Ancak zamanla John Wallis, Isaac Barrow, Isaac Newton ve Gottfried Leibniz gibi matematikçiler de Recorde’un sembolünü kullanmaya başladı. Böylece 17. yüzyılın sonlarına gelindiğinde eşitliği göstermek için en yaygın kullanılan işaret iki paralel çizgi, yani bugün kullandığımız eşittir işareti oldu.

Sonuç Olarak;

Recorde büyük bilimsel keşifler yapmadı. Ancak yazdığı ders kitapları İngiltere’de matematiğin yayılmasında büyük rol oynadı. Bu kitaplar defalarca basıldı ve cebir ile sayısal hesap yöntemlerinin öğretilmesine önemli katkı sağladı.

İlginç bir tesadüf daha vardır. Recorde’dan yaklaşık bir yüzyıl sonra, bölme işaretinin İngiltere’de yayılmasına katkı sağlayan matematikçi John Pell de aynı borçlular hapishanesine düştü. Bu durum bize matematiksel semboller icat etmenin hiçbir zaman zengin olmanın yolu olmadığını hatırlatır.


Kaynaklar ve ileri okumalar:


Size Bir Mesajımız Var!

Matematiksel, matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konular da ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım.

Matematiksel

Bunlar da ilgini çekebilir

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir