Tarih

Elmas Neden Değerlidir? Cevabı Nadir Olması Değil!

Elmasın nadir olduğu ve bu yüzden çok değerli olduğu düşünülür. Ancak gerçekte elmas, dünyada sanıldığından çok daha yaygın bir mineraldir. Dünyanın birçok bölgesinde büyük elmas yatakları bulunur ve madencilik teknolojileri geliştikçe bu taşlara ulaşmak daha da kolaylaşmıştır. Peki, eğer elmas bu kadar yaygınsa neden bu kadar pahalıdır?

Elmas ve kömür, her ikisi de karbon elementinden oluşmasına rağmen, farklı yapılara ve özelliklere sahiptir. Yani kimyasal olarak benzer olmalarına rağmen, fiziksel özellikleri bakımından birbirlerinden çok farklıdırlar.

Bu sorunun cevabı, elmasın değerini yapay olarak artıran ve piyasayı kontrol eden büyük şirketlerin stratejik hamlelerinde gizlidir. Tarih boyunca elmasın nadir olduğu algısı bilinçli bir şekilde yaratılmış ve bu algıyı sürdürmek için arz kontrolü sağlanmıştır.

Elmas Nedir Ve Nasıl Oluşur?

Elmas, doğadaki en sert ve en dayanıklı mineral olarak bilinen saf karbon kristallerinden oluşur. Karbon atomları, milyonlarca yıl boyunca yer kabuğunun derinliklerinde yüksek sıcaklık ve basınç altında birleşerek elmas kristallerini meydana getirir.

Aynı elementten oluşmalarına rağmen elmas ve kömür tamamen farklı yapılara sahiptir. Kömür, karbonun düzensiz ve amorf bir formudur ve bitki kalıntılarının milyonlarca yıl boyunca çürümesi ve sıkışmasıyla oluşur. Elmas ise karbon atomlarının aşırı yüksek sıcaklık ve basınç altında kristalize olmasıyla meydana gelir. Bu kristal yapı, elması dünyadaki en sert doğal madde haline getirir ve ışığı kırarak parlak bir görünüm kazanmasını sağlar.

Orta Çağ boyunca Avrupa’da elmas gerçekten nadirdi. Bu nedenle yalnızca en üst sınıftaki insanlar bu değerli taşa sahip oluyordu.. Ancak bu durum, 1867 yılında Güney Afrika’da genç bir çocuğun toprak ve kayaların arasında parıldayan bir taş bulmasıyla değişmeye başladı.

Keşfin yapıldığı çiftliğin sahipleri Nicholas ve Diederik Arnoldus de Beer, çiftliklerini maden arayıcılarına sattılar. De Beers çiftliğinin satışından sonra, binlerce hevesli maden arayıcısı servet hayaliyle bölgeye akın etti.

Cecil Rhodes ( 1853-1902).

Bu dönemde fırsatı değerlendirenlerden biri de yirmi bir yaşındaki İngiliz Cecil Rhodes oldu. Rhodes’un kişisel hayatı hakkında çok az bilgiye sahibiz. Ancak kazıcılara dondurma ve su satarak para kazanmaya başladığı ve ardından büyük bir servet elde ettiği biliniyor. Rhodes, bu serveti elmas madenleri üzerindeki kontrolü ele geçirerek ve sonrasında De Beers Maden Şirketi’ni kurarak artırdı.

Ancak elmasın değeri yalnızca nadirliğiyle ilgili değildir. Piyasada çok fazla elmas olması fiyatların düşmesi anlamına gelecektir. Bu nedenle üretimi kontrol etmek ve elmas kıtlığı yanılsamasını sürdürmek kritik bir stratejidir. 1888 yılında Güney Afrika’da kurulan De Beers Consolidated Mines tam da bu amaçla hareket etti. Dünyadaki elmas üretiminin yüzde doksanını kontrol etmeyi başardı.

De Beers elmas
De Beers’in işletmesini yaptığı madenler – 1905

Elmas Yüzük Takma Ve Aşk İlişkisi

1902 yılında Cecil Rhodes, kırk sekiz yaşında hayatını kaybetti. Hiç evlenmemiş ve bir varis bırakmamıştı, bu yüzden tüm servetini Oxford Üniversitesi’ne bağışladı. Ancak onun elmas piyasası üzerindeki etkisi, ölümünden sonra da devam etti.

Rhodes’un ölümünden bir yıl bile geçmeden, De Beers’in kontrolü Alman asıllı sanayici Ernest Oppenheimer’ın eline geçti. Oppenheimer, tedarikçiler ve alıcılarla yaptığı özel sözleşmeler sayesinde elmas ticaretini neredeyse tamamen tekeline aldı. De Beers dışında elmaslarla uğraşmayı imkânsız hale getirdi.

Büyük Buhran dönemi, De Beers için kritik bir dönüm noktası oldu. 1929 yılında başlayan ekonomik kriz, insanların lüks tüketim harcamalarını büyük ölçüde azalttı. Bu dönemde elmas ve mücevherler, Amerikalılar için bir öncelik olmaktan çıkmıştı.

De Beers, büyük miktarda elmas stoğu ile düşük bir taleple karşı karşıya kaldı. Eğer bir çözüm bulunamazsa, elmas fiyatları hızla düşecek ve şirketin kârı eriyecekti. De Beers için tek çare, yeni bir pazarlama stratejisi geliştirmekti.

Elmas neden değerli

Bu amaçla, dönemin önde gelen reklam ajanslarından N.W. Ayer ile anlaşıldı. Ajans, ilk olarak kapsamlı bir pazar araştırması gerçekleştirdi. Yapılan araştırmalar, tüketicilerin elması bir aşk ve bağlılık sembolü olarak gördüğünü ortaya çıkardı.

Bu fikir üzerine kurgulanan ilk reklam kampanyası, 1939 yılında yayınlandı ve doğrudan erkekleri hedef aldı. Kampanya, bir kadına elmas vermenin, bir erkeğin gücünün ve başarısının bir göstergesi olduğunu vurguladı. Reklamlarda, elmas yüzüğün sadece bir mücevher değil, sonsuz aşkın ve bağlılığın bir simgesi olduğu fikri vardı.

Elmasın Değeri Konusunda Aslında Sonsuza Kadar Kandırıldık

elmas neden değerli

Birkaç yıl sonra N.W. Ayer, pazarlama stratejisini genişleterek kadınları da hedef almaya başladı. Şirket, orta ve üst sınıf tüketicilere ulaşmak için Vogue, Harper’s Weekly, Fortune, Life, Saturday Evening Post, Time ve The New Yorker gibi prestijli dergilere tam sayfa renkli reklamlar verdi. Bu reklamlar, elmasın sadece bir mücevher değil, aynı zamanda aşkın ve bağlılığın bir sembolü olduğu fikrini daha da pekiştirdi.

Ancak De Beers’in en büyük başarısı, 1947 yılında yaratılan “Bir elmas sonsuza kadardır” sloganı oldu. Bu slogan, kısa sürede şirketin resmi mottosu haline geldi. Elmasın sonsuz aşkı simgeleyen bir taş olduğu fikrini tüketicilerin zihnine kazıdı. Böylece insanlar, bir evlilik teklifinin elmas bir yüzük olmadan eksik olacağına inanmaya başladı.

Sonuç olarak elmas aslında biz ona hala değer verdiğimiz için değerli.

21. yüzyılın başlarında, elmas üreten şirketler De Beers’in tekelinden sıkılmaya başladı. Bu durum şirketin yapısında değişiklikler yapılmasını zorunlu hale getirdi. Şirket, ham elmas tedarik etmek ve tüm sektörü kontrol etmek yerine, kendi markasını oluşturmaya ve perakende mağazalarına odaklanmaya başladı.

Sonuç olarak, elmas gerçekte nadir olduğu için değil, biz ona hâlâ değer verdiğimiz için değerli. Yüzyıllardır süregelen pazarlama stratejileri, arz kontrolü ve kültürel manipülasyonlar sayesinde elmas, statü ve romantizmin vazgeçilmez bir simgesi oldu. Ancak bu yazının sonunda, bu ışıltılı taş ile olan ilişkinizi ve ona yüklenen anlamı bir kez daha düşünmenizi isteriz.


Kaynaklar ve ileri okumalar


Size Bir Mesajımız Var!

Matematiksel, matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konular da ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak veya Patreon üzerinden ufak bir bağış yaparak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım.

Matematiksel

Sibel Çağlar

Temel eğitimimi Kadıköy Anadolu Lisesinde tamamladım. Devamında Marmara Üniversitesi İngilizce Matematik Öğretmenliği bölümünü bitirdim. Çeşitli özel okullarda edindiğim öğretmenlik deneyiminin ardından matematiksel.org web sitesini kurdum. O günden bugüne içerik üretmeye devam ediyorum.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir