Psikoloji

Bilişsel Çelişki: Size En Çok Yalan Söyleyen Kişi Aslında Sizsiniz!

Yaz geliyor ve kışın aldığınız birkaç kiloyu vermeye karar verdiniz. Fazla bir şey yapmanıza gerek yok; yalnızca abur cuburu kesmek yeterli. Ancak tam da bu sırada bir arkadaşınız sizi kahve içmeye çağırdı ve siz de dayanamayıp bir dilim elmalı turtayı midenize indirdiniz. Neyse ki, sadece elmalı turta! Kremalı pastadan iyidir, değil mi? Vicdanınızı yatıştırmak için kullandığınız bu kurnazca yol, bilişsel çelişkiyi azaltmanın klasik bir örneğidir.

Bilişsel Çelişki: Size En Çok Yalan Söyleyen Kişi Aslında Sizsiniz!
Rahatsız edici gerçekler yerine, hepimiz mutluluk verecek gerçekleri tercih ederiz.

Hepimiz, rahatsız edici gerçekler yerine bize mutluluk verecek hikâyeleri tercih ederiz. Bu durum, özellikle davranışlarımız ile inançlarımız ya da kararlarımız arasında bir çelişki olduğunda ortaya çıkar. Bu çelişki, huzursuzluğa yol açar.

Ancak zihniniz hemen devreye girer ve bir çözüm sunar: Elmalı turta kremalı pastadan iyidir. Bu hikâye, sizi daha iyi hissettirir ve çelişkiyi çözerek huzursuzluğu hafifletir. Diğer bir deyişle, kendi kendinizi kandırarak rahatlamış olursunuz.

Bilişsel çelişki yalnızca yiyecek tercihleriyle sınırlı değildir. Bu mekanizma hayatın birçok alanında karşımıza çıkar. Örneğin, işe yaramayacağını bilmenize rağmen, büyük bir ücret ödediğiniz bir eğitim için kendinizi şöyle teselli edebilirsiniz: “Bu eğitim o kadar da kötü değildi, en azından bazı şeyler öğrendim.”

Son derece pahalı bir çanta aldığınızda, bu harcamayı şu şekilde savunabilirsiniz: “Bu çanta oldukça dayanıklı ve bana uzun vadede çok fayda sağlayacak.” Her iki durumda da, zihniniz davranışlarınız ile sezgileriniz arasındaki çelişkiyi azaltmak için mantıklı hikâyeler uydurur. Bu, aslında bir tür psikolojik savunma mekanizmasıdır.

Festinger’in Bilişsel Çelişki Kuramı Nedir?

Herkes, bir dereceye kadar bilişsel çelişki yaşar. Çoğu zaman bu, sıradan ve zararsızdır; ancak bazen sağlıksız davranışlara veya kötü kararlara yol açabilir. İnsan zihni, çelişkiyi çözmek için çabalarken, bazen gerçeği çarpıtarak mantıksız savunma mekanizmaları geliştirebilir.

Bu kavram üzerine kapsamlı çalışmalar yapan ve bilişsel çelişki teorisi ile tanınan Leon Festinger’in ilham kaynağı ise, 1954 yılında yaşanan trajikomik bir olaydı.

festinger bilişsel çelişki kuramı
Grubun ateşli taraftarlarından biri olan Dr. Charles Laughead Dorothy Martin’in sözcüsü olma görevini üstlenmişti.

Eylül ayı sonlarında Amerika’daki gazeteler kötü haberler vermişti. 21 Aralık sabahı, bir tufan olacak ve kuzey kutbundan, Meksika Körfezi’ne kadar uzanan bir içdeniz oluşacaktı. Benzer felaketler dünyanın büyük bölümünü mahvedecek, bunun sonucunda da gezegendeki insanların çoğu ölecekti. Bu felaketten de sadece inananlar sağ kurtulacaktı.

Bu kehanet, medya tarafından alaycı bir şekilde ele alınsa da, Minnesota Üniversitesi’nde genç bir psikoloji profesörü olan Leon Festinger’in dikkatini çekmişti. Kehanetin kaynağı, Dorothy Martin isimli bir kadındı. Kendisi, “Arayanlar” (Seekers) adını verdikleri küçük bir tarikata liderlik ediyordu.

Festinger, bu grubun davranışlarını incelemeye karar verdi. Yanına birkaç arkadaşını alarak mürit numarası yapıp gruba katıldılar. Bu yöntemle, grup üyelerinin eylemlerini ayrıntılı bir şekilde gözlemleyip kaydedeceklerdi. 21 Aralık’ta, kehanetin gerçekleşmediği an geldiğinde de grubun tepkilerini bizzat gözlemleyeceklerdi.

Festinger’in olayların sonucuna dair bir öngörüsü vardı. Bilişsel Çelişki Teorisi’ne göre, inançlarının yanlış olduğunun ortaya çıkması bile grubun inançlarını zedelemeyecekti. Aksine, bu durum inançlarını daha da pekiştirecek ve grubu daha fazla üyeye ulaşmaya zorlayacaktı.

Festinger’in Bilişsel Çelişki Kuramını Nasıl İspatladı?

festinger bilişsel çelişki kuramı
Leon Festinger ve Dorothy Martin:

Leon Festinger’in ekibi, Dorothy Martin’in müritleri arasına ustalıkla sızmayı başardı. Gözlemciler, grubun inançlarını destekleyen hikâyeler uydurarak müritlerin güvenini kazandı. Örneğin, gözlemci bir kız öğrenci, rüyasında korkunç bir tufan gördüğünü ve ertesi gün gazetelerde bu kehaneti okuduğunu iddia etti.

Bir başka gözlemci ise, çölde uzaylı benzeri bir yabancıyla karşılaştığını anlattı. Bu hikâyeler sayesinde ekip, müritlerin arasına katılmayı başardı. Ancak plan beklenmedik bir sonuç doğurdu: Gözlemcilerin bu çılgın hikâyeleri, müritlerin inançlarını daha da güçlendirdi.

Gözlemcilerin anlattığı hikâyeler, Dorothy Martin’in kehanetlerini daha da genişletmesine zemin hazırladı. Martin, artık işin içine uzaylıları da dahil etti. Kendisine, Clarion gezegeninden mesajlar geldiğini iddia ediyordu. Mesajlar, büyük bir felaketin yaklaştığını söylüyordu. 21 Aralık’ta, dünyanın büyük bir bölümü yok olacak, ancak uzaylılar inananları kurtarmak için gelip onları güvenli bir yere götürecekti.

Bir Keha­net Boşa Çıkınca

Uzaylılar gelmedi, dünya yok olmadı, ancak bu olay, sosyal psikolojinin önemli bir kavramı olan bilişsel çelişki kuramının doğmasına neden oldu. Bu kurama göre, insanlar bir kez uçan dairelerin kendilerini kurtaracağına inandıklarında, uçan daireler belirlenen zamanda ortaya çıkmasa bile bu inancı sürdürmek isterler. Çünkü aksi, onların düşüncelerinde büyük bir çelişkiye yol açacaktır.

Bilişsel Çelişki Nedir? İnsanlar Birbiriyle Çelişen İnançlara İnanmaya Nasıl Devam Ederler?
Uzaylılar gelmese de bu olay sosyal psikoloji için önemli bir kavram olan bilişsel çelişki kuramının doğmasına neden oldu.

21 Aralık gecesi geldiğinde, araştırmacılar grubun tepkilerini gözlemliyordu. Ancak sabah saat 4’e kadar uzaylılardan hiçbir haber yoktu. Bazı grup üyeleri, hayal kırıklığına uğramış gibi etrafta anlamsızca dolaşıyor, herkes şaşkınlık içinde Martin’in bir açıklama yapmasını bekliyordu.

O anda Dorothy Martin (grupta Keech olarak da biliniyordu), Clarion gezegeninden yeni bir mesaj aldığını söyledi: “Grubunuzun bütün geceyi uykusuz bir şekilde dua ederek ve nöbette geçirerek gösterdiği fedakârlık sayesinde Tanrı dünyayı esirgemeye karar verdi.”

Martin’in en sadık takipçileri, bu açıklamayı hemen benimsedi. Dahası, ona olan inançları her zamankinden daha güçlü hale geldi. Çünkü bu yeni hikâye, inançlarını zedelemek yerine çelişkiyi çözmüş ve onları rahatlatmıştı.

Bu insanlar bir biçimde yanıldıklarını kabul etmemek için kendisi ile çelişen hikayeleri kolayca kabul edeceklerdi.

Grup üyeleri, yanıldıklarını kabul etmek yerine Martin’in açıklamasını kendi çelişkilerini çözmek için bir araç olarak kullandılar. Bu durum, tam da Festinger’in öngördüğü gibi gelişmişti. Kehanetin gerçekleşmemesi, inançlarını zayıflatmak bir yana, onları daha da güçlendirmişti.

Kehanetinin doğru çıkmamasının ardından neler oldu?

Bilişsel Çelişki Nedir? İnsanlar Birbiriyle Çelişen İnançlara İnanmaya Nasıl Devam Ederler?
Leon Festinger’ın 1957 yılında yazdığı “A Theory of  Cognitive Dissonance” isimli kitabı, kuram hakkında oldukça kapsamlı bilgiler içermekle beraber ders kitabı olarak da okutulmuştur.

Festinger ve ekip arkadaşları, bu olağanüstü araştırmanın sonuçlarını “Bir Kehanet Boşa Çıkınca” (When Prophecy Fails) adlı eserlerinde topladılar. Kitap, bilişsel çelişki teorisinin temellerini atarken, insanların inançlarını nasıl koruduklarını ve bu inançların nasıl pekiştiğini anlamamız için çığır açıcı bir çalışma oldu.

Dorothy Martin ise araştırmanın ardından hayatını bir New Age peygamberi olarak sürdürdü. Adını Rahibe Thedra olarak değiştirdi ve “Abbey of the Seven Rays” adlı küçük bir dini merkez kurdu. Burada, yeni kehanetlerde bulunmaya devam etti; sellerin basacağı ve okyanuslardan yeni bir Atlantis’in doğacağı gibi iddialar ortaya attı. Ancak bu kez, kehanetlerine kesin tarihler vermekten kaçındı.

Festinger’in çalışması, inançların yalnızca mantıksal düzeyde ele alınamayacağını ve insanların duygusal bağları nedeniyle bu inançları ne kadar koruyabildiğini çarpıcı bir şekilde ortaya koydu. Bu araştırma, bireylerin mantık ile inanç arasındaki çatışmayı nasıl çözümlediğini ve yanlışlanmış kehanetlerin bile neden inançları zedelemek yerine güçlendirdiğini anlamamız için önemli bir rehber olmaya devam ediyor.


Kaynaklar ve İleri Okumalar:

  • Vaidis DC, Bran A. Respectable challenges to respectable theory. Cognitive dissonance theory requires conceptualization clarification and operational tools. Front Psychol. 2019;10:1189. doi:10.3389/fpsyg.2019.01189
  • What Is Cognitive Dissonance?; yayınlanma tarihi: 22 Temmuz 2020; Bağlantı: https://www.verywellmind.com/
  • Cancino-Montecinos S, Björklund F, Lindholm T. Dissonance reduction as emotion regulation. Attitude change is related to positive emotions in the induced compliance paradigm. PLoS One. 2018;13(12):e0209012. doi:10.1371/journal.pone.0209012

Matematiksel

Sibel Çağlar

Temel eğitimimi Kadıköy Anadolu Lisesinde tamamladım. Devamında Marmara Üniversitesi İngilizce Matematik Öğretmenliği bölümünü bitirdim. Çeşitli özel okullarda edindiğim öğretmenlik deneyiminin ardından matematiksel.org web sitesini kurdum. O günden bugüne içerik üretmeye devam ediyorum.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir