Kampüs

Bir Bilimsel Makale Etkili Bir Şekilde Nasıl Okunur?

Bilimsel makale okumak araştırmacılar için önemli bir görevdir, ancak sıklıkla göz ardı edilen bir beceridir.

Hiçbir şey bilimsel bir dergi makalesini okumak kadar sizi aptal hissettiremez.

Birçok genç bilim insanı için yeni bir laboratuvara adım attıkları ilk gün, genellikle bir makale yığını, ilgili makalelere yönlendiren bağlantılarla dolu bir e-posta ya da “yeterince literatür okursan her şey netleşecek” vaatleriyle başlar. Ancak bir bilimsel makaleyi okumanın amacı ve yöntemi, bir haber yazısı, roman ya da ders kitabı okumaktan oldukça farklıdır ve ilk başta göz korkutucu olacaktır.

Bilimsel literatürü etkili biçimde okuyabilme alışkanlığı, başarıya ulaşmak, yeni araştırma soruları belirlemek ve mevcut bilgi eksikliklerini tamamlamak için kritik önemdedir. Bu alışkanlıkları geliştirmek, atılması gereken ilk önemli adımdır.

Bu konuda verilen tavsiyeler genellikle iki temel öneri etrafında toplanır: aktif okuyun ve sık okuyun. Ancak burada kastedilen aktif okuma, yani anlamaya yönelik dikkatli ve amaçlı okuma, hem öğrenilen bir beceridir hem de ciddi bir çaba gerektirir. Herkes için geçerli tek bir doğru yöntem olmasa da, biz burada hem yeni başlayanlara hem de deneyimli araştırmacılara hitap eden, aktif okuma becerisini geliştirmeye yönelik 10 temel kuralı paylaşacağız.

Bilimsel Makale Okumak İçin 10 Etkili Yöntem

bilimsel makale

Kural 1: Okuma amacını belirle

Bir makaleden ne elde etmek istediğiniz, onu nasıl okuyacağınızı doğrudan etkiler. Aynı makale, farklı amaçlarla farklı bölümlerine odaklanılarak okunabilir. Örneğin yöntem geliştirme, genel bilgi edinme ya da veri karşılaştırma gibi hedeflere göre, makalenin farklı kısımları öncelikli hâle gelir.

Kural 2: Yazarın amacını anlamaya çalış

Bilimsel yazında, yazar kadar okur da anlam sürecinde etkilidir. Bu nedenle, kendi amacınızı belirledikten sonra, yazarın bu çalışmayı neden yazdığını düşünün. Bu bakış açısı, verileri ve yazarın yorumlarını daha sağlıklı değerlendirmenize yardımcı olur. Bunun için yazar(lar)ın hangi alanda çalıştığı, bu alanın ne gibi tekniklere sahip olduğu ve bu çalışmanın yazarın önceki projeleriyle nasıl ilişkili olduğu gibi sorular yöneltmek gerekir.

Yazarın amacını anlamanın iyi bir yolu, makalenin türünü sorgulamaktır. Çünkü yöntem makalesi, derleme, yorum yazısı, kaynak makalesi ya da özgün araştırma makalesi gibi farklı türlerin farklı içerik ve biçim özellikleri vardır.

Kural 3: Altı temel soruyu sor

Makaleyi okurken kendinize şu soruları yöneltin:

  1. Yazar(lar) neyi bilmek istiyor? (motivasyon)
  2. Ne yaptılar? (yaklaşım/yöntem)
  3. Neden bu şekilde yaptılar? (alan içindeki bağlam)
  4. Sonuçlar neyi gösteriyor? (veriler, tablolar, grafikler)
  5. Yazar(lar) bu sonuçları nasıl yorumluyor? (yorum/tartışma)
  6. Bundan sonra ne yapılmalı?

Bu sorular yalnızca makalenin tümü için değil, her tablo, grafik ve deneysel düzenek için de ayrı ayrı sorulmalıdır. Başlangıçta tüm makaleyi baştan sona okumak uzun sürecektir. Ama bu sorularla metni parçalara bölmek süreci daha yönetilebilir kılar.

Kural 4: Her figür ve tabloyu ayrı ayrı çözümle

Araştırma makaleleri, alanın bilgi birikimini geliştirecek yeni veriler sunmak için yazılır. Bu nedenle bu tür makalelerin en önemli bölümleri verilerin sunulduğu grafik ve tablolardır. Bazı okuyucular, önce tüm grafik ve tabloları (açıklamalarıyla birlikte) incelemeyi tercih eder. Bazılarıysa bilimsel makaleyi okurken bu öğelere geldiğinde incelemeyi tercih eder. Her iki yaklaşım da uygundur. Önemli olan verilerin nasıl sunulduğunu ve nasıl elde edildiğini anlamaktır.

Her grafik için x ve y eksenlerinin neyi gösterdiğini, kullanılan renk şemalarını, varsa istatistiksel yöntemleri ve neden bu şekilde görselleştirildiğini anlamaya çalışın. Her tablo için deneysel grupları, değişkenleri ve verilerin nasıl toplandığını tespit edin. Kural 3’teki soruları her figür ve tabloya da uygulayarak, her birinin verdiği temel mesajı açıkça ifade etmeye çalışın.

Kural 5: Biçimsel yapıyı anlamaya çalış

Makalenin genel amacı kadar, her bir bölümün ayrı ayrı amacı da vardır. Örneğin sonuçlar bölümü verilerin nesnel sunumuna odaklanırken, tartışma bölümü yazarın yorumlarını içerir. Ancak unutulmamalıdır ki “nesnel” olarak sunulan veriler bile bir bakıma yazarın yorumunu içerir. Bu yüzden her bölümün ne amaçla yazıldığını bilmek, yorumlama sürecinizi güçlendirir.

Kural 6: Eleştirel olun

Bilimsel makaleler, kesin doğrular değildir. En yüksek etki faktörlü dergilerde yayımlanmış makaleler de, alanın en saygın araştırmacıları tarafından yazılmış makaleler de, kendi hipotezinizi ya da verilerinizi destekleyen ya da onlara karşı çıkan makaleler de sorgulanmalıdır.

Bilimsel makale okumak, yazarın yorumlarının sağlamlığını test etmek için eleştirel bir tutum geliştirmeyi gerektirir. Aynı veriler farklı araştırmacılar tarafından farklı biçimlerde yorumlanır. Bazen doğrudan hatalar olur. Fakat daha sık karşılaşılan durum, yöntemin sınırlılıkları ya da örneklem seçimi gibi genellenebilirliği etkileyen etkenlerdir. Bu nedenle bir makaleyi okurken bu sınırlılıkların var olup olmadığını düşünmek önemlidir.

Eleştirel düşünme zamanla gelişen bir beceridir. Temelde, verileri değerlendirirken hem çalışmanın hem de kendi önyargılarınızı mümkün olduğunca azaltma çabasıdır. Yazarın ya da çalışmanın önyargılarının yanı sıra kendi bakış açınızın da bu değerlendirmeyi nasıl etkileyebileceğini sorgulayın.

Bu çalışmayı yalnızca kendi görüşünüzü doğruladığı için mi inandırıcı buluyorsunuz? Yoksa yalnızca beklentinizden farklı sonuçlar içerdiği için mi göz ardı ediyorsunuz?

Psikolojide “kendini gerçekleştiren kehanet” olarak bilinen olgu da bu noktada önemlidir. İnsanlar çoğu zaman bekledikleri şeyi görmeye eğilimlidir. Bilim insanları da yalnızca kendi hipotezlerini test edip, alternatif açıklamaları dışarıda bırakabilir. Oysa farklı yaşam, akademik ve çalışma deneyimlerine sahip bireyler, aynı verilere dayalı çok sayıda farklı hipotez geliştirir.

Kural 7: Nazik olun

Yazarlar da insandır. Bu nedenle bir makaleyi okurken, mümkün olduğunca iyi niyetli olmaya çalışın. Yazar bir ifadeyi sizin tercih edeceğinizden farklı şekilde kaleme almış ya da sizin çalışmanızı atlamış olabilir. Bunlar elbette önemlidir. Ancak çalışmanın genel kalitesini olumsuz yönde değerlendirmeye neden olmamalıdır.

Ayrıca, eleştirinizi başkalarıyla paylaşmayı düşünüyorsanız, özellikle nazik olun. Bir yazar, bir makale için yıllarını verir. Nazikçe ifade edilen bir eleştiri bile zorlayıcı olabilirken, kaba ve kırıcı yorumlar özellikle genç araştırmacılar için yıpratıcı olacaktır.

Kural 8: Ek çaba göstermeye hazır olun

Bir bilimsel makaleyi gerçekten anlamak için, terimleri araştırmanız, ek materyallere göz atmanız ya da kaynakçada yer alan bazı makaleleri okumanız gerekir. Bu zaman alıcıdır.

Bazı okurlar makaleyi çıktısını alarak okur, kenar boşluklarına soru işaretleri koyar, bilmediği terimleri daire içine alır ve mutlaka araştırır, önemli kısımları vurgular, grafiklerle yorumlar arasına oklar çizer. Bu süreci kağıt üzerinde yapmak şart değildir; ancak sizin “çalışarak okuma” yönteminiz neyse, onu uygulamaktan çekinmeyin.

Kural 9: Konuşun, tartışın

Bir makaleyi tartışmak, aktif okuma ve katılımı zorunlu kılar. Araştırmalar, öğretmenin konuyu anlatırken daha çok öğrendiğini gösterir. Bu nedenle, bir makaleyi başkasına açıklamak, konunun sizin için de pekişmesini sağlar.

Dergi kulüpleri, laboratuvar toplantıları ya da akademik dersler dışında, arkadaşlarınızla, danışmanınızla ya da meslektaşlarınızla bu tür metinleri yüz yüze ya da çevrim içi tartışabilirsiniz. Hatta sosyal medya bu tür bilimsel sohbetler için oldukça etkili bir ortam hâline gelmiştir. Bu tartışmalar ister teknik ayrıntılarla dolu olsun, ister sadece genel fikirleri kapsasın, ister sıradan bir okurun anlayacağı düzeyde yapılsın — hepsi, bilginizi pekiştirmenin ve bilgi açıklarınızı görmenin yollarıdır.

Kural 10: Üzerine inşa edin

Bilimsel literatür üzerine nasıl inşa edildiğini anlatmanın etkili yollarından biri, araştırma sunumlarını bir Lego duvarı metaforuyla başlatmaktır. Her Lego parçası, bir makaleyi temsil eder. Bu yapı, araştırmanızın üzerine kurulduğu bilgi birikimini gösterir. Sunumun sonunda, üstteki boş Lego parçası sizin kendi katkınızı simgeler.

Bilimsel makale okumak, yalnızca bir konuyu anlamakla kalmaz, aynı zamanda kendi çalışmanıza yön verir. Okuduğunuz bir makaleyi başka çalışmalarla ilişkilendirerek, kendi projenize dahil ederek ya da yazarların hipotezine karşı ya da destekleyici yeni çalışmalar planlayarak üzerine inşa edebilirsiniz. Bu süreç, kendi araştırmanızı geliştirmenizi, yeni ilgi alanları keşfetmenizi ve hatta aynı makaleye daha sonra dönüp yeni sorularla yaklaşmanızı sağlar.

Sonuç olarak, bu kuralları uygulayarak bilimsel makale okumayı öğrenebilir ve bu süreci zamanla daha kolay ve verimli hâle getirebilirsiniz. Kendi okuma ve öğrenme alışkanlıklarınızı geliştirmeye odaklanın ve bu süreci başkalarıyla da paylaşın. Başarılar ve keyifli okumalar!


Kaynaklar ve İleri Okumalar:

  • How to (seriously) read a scientific paper; Yayınlanma tarihi: 21 Mart 2016; Bağlantı: https://www.science.org/
  • Carey MA, Steiner KL, Petri WA Jr. Ten simple rules for reading a scientific paper. PLoS Comput Biol. 2020 Jul 30;16(7):e1008032. doi: 10.1371/journal.pcbi.1008032. PMID: 32730251; PMCID: PMC7392212.

Matematiksel

Sibel Çağlar

Temel eğitimimi Kadıköy Anadolu Lisesinde tamamladım. Devamında Marmara Üniversitesi İngilizce Matematik Öğretmenliği bölümünü bitirdim. Çeşitli özel okullarda edindiğim öğretmenlik deneyiminin ardından matematiksel.org web sitesini kurdum. O günden bugüne içerik üretmeye devam ediyorum.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir