Fizik

Benjamin Franklin’in Uçurtma Deneyi Hakkında Gerçekte Ne Biliyoruz?

Benjamin Franklin’in uçurtma deneyi hakkında bildiklerinizin çoğu büyük ihtimalle gerçeği tam olarak yansıtmıyor. Ancak bu yanlış bilginin yaygınlaşmasının da kendine özgü ilginç bir nedeni var.

Benjamin Franklin'in Uçurtma Deneyi Hakkında Gerçekte Ne Biliyoruz?
Currier & Ives tarafından 1876’da yayınlanan elle renklendirilmiş taş baskı, muhtemelen Benjamin Franklin’in uçurtma deneyinin en yaygın şekilde dağıtılan illüstrasyonudur. 

Franklin’in ismi, pek çok farklı bağlamda karşımıza çıkabilir. O, yalnızca bir mucit değil, aynı zamanda devrimci fikirleriyle tarihe geçmiş bir figürdür. ABD’nin Özgürlük Bildirgesi’nin yaratıcılarından biri olması, onu Amerikan tarihinin en önemli isimlerinden biri haline getirdi. Bu nedenle, bugün onun yüzü 100 dolarlık banknotların arkasında yer alıyor.

Ancak Franklin, siyaset ve diplomasi alanındaki başarılarının ötesinde, bilime ve icatlara olan ilgisiyle de tanınır. Çok az resmi eğitim almasına rağmen, meraklı zihni ve bilimsel yaklaşımı sayesinde pek çok buluşa imza attı. Çift odaklı gözlükler, yüzücü paletleri ve modern yıldırım iletkenlerinin temelleri gibi icatları, günümüzde hâlâ kullanılıyor. Ancak tüm bu başarılarının arasında, en çok hafızalarda kalan deneylerinden biri uçurtma deneyi oldu.

Peki bu deney neden yapıldı? Fırtınalı bir günde, son derece zeki bir insan, korunmasız bir şekilde ipek bir ipliğe bağlı bir uçurtmayı neden uçurdu? Dahası, anlatılan hikâyelerde olduğu gibi, gerçekten uçurtmaya yıldırım çarpsaydı Franklin’in hayatta kalması mümkün olabilir miydi?

Benjamin Franklin Uçurtma Deneyi
Benjamin Franklin Uçurtma Deneyi pek çok farklı biçimde tasvi edildi.

Benjamin Franklin’in Uçurtma Deneyi İle İlgili Anlatılar Hatalar İle Doludur

Franklin’in uçurtma deneyiyle ilgili popüler anlatımlar, genellikle abartılı ve yanlış bilgiler içerir. En önemli yanılgılardan biri, Franklin’in doğrudan bir yıldırım çarpmasını deneyimlediği düşüncesidir. Oysa, uçurtma deneyinin gerçekten gerçekleştirildiğine dair doğrudan Franklin tarafından yazılmış bir kayıt yoktur. Bu deney hakkında bildiklerimiz, iki temel kaynaktan gelir.

İlk kaynak, Franklin’in Ekim 1752’de arkadaşı Peter Collinson’a yazdığı ve The Pennsylvania Gazette’de yayınlanan bir mektuptur. Bu mektupta, Franklin bir uçurtma kullanarak elektrikle yüklü bulutlardan nasıl enerji elde edilebileceğini teorik olarak açıklar. Ancak mektubunda, deneyi gerçekten gerçekleştirdiğini belirtmez.

Benjamin Franklin'in Uçurtma Deneyi Hakkında Gerçekte Ne Biliyoruz?
Benjamin Franklin’in Uçurtma Deneyini gösteren bir başka çizim. İşin ilginç tarafı teması farklı olsa da Leyden kavanozunu da gösterdiği için en doğru çizim bu kabul ediliyor. 1816, Benjamin West. 

İkinci kaynak, Joseph Priestley’in 1767 yılında kaleme aldığı kitabındaki anlatımdır. Priestley, Franklin ve oğlu William’ın deneyi Haziran 1752’de gerçekleştirdiğini yazar. Bu anlatım, deney düzeneği hakkında daha spesifik ayrıntılar içerir, ancak bazı eklemeler olduğu da açıktır. Franklin’in mektubunda ipek kurdelenin ve anahtarın ıslanmamasını sağlamak için sığınılması gerektiği vurgulanırken, Priestley’in anlatısında bu detay yer almaz. Bunun sonucunda, deneyin açık bir alanda yürütüldüğü gibi yanlış bir algı ortaya çıkmıştır.

Ne Franklin ne de Priestley, uçurtma deneyine dair bir çizim bırakmıştır. Günümüzde gördüğümüz uçurtma deneyini tasvir eden tüm resimler, sonraki yüzyıllarda oluşturulmuş ve büyük ölçüde Priestley’in anlatımından etkilenmiştir. Bu durum, deneyin gerçekte nasıl gerçekleştirildiğiyle ilgili bir mitin doğmasına neden olmuştur. En yaygın yanılgı, Franklin’in uçurtmasına doğrudan bir yıldırım çarptığı ve böylece kazara elektriği keşfettiği düşüncesidir.

Elektrik Benjamin Franklin’den Öncede Biliniyordu

Benjamin Franklin uzun zaman önce hayata veda etti, ancak dünya çapında tanınan bir mucit olarak geliştirdiği bazı teoriler, bugün hâlâ hayatımızın bir parçası. Elektrik hakkındaki çalışmaları, kendi döneminde bilim dünyasına önemli katkılar sağladı ve bugün akıllı telefonlar ve diğer elektronik cihazlarda kullanılan bazı temel prensiplere ilham verdi.

Elektrik, 18. yüzyılın ortalarında bilinen bir olguydu ve birçok bilim insanı bu alanda çalışmalar yapıyordu. Örneğin, amatör bir bilim insanı olan Stephen Gray, elektrostatik üzerine deneyler gerçekleştirdi. Deneyleri alışılmadık olsa da, bu çalışmalar sayesinde elektriğin yalnızca belirli nesnelerde birikmediği, temas yoluyla da iletilebildiği keşfedildi.

Stephen Gray’in ipek iple bir çocuğu havada tutmaya çalıştığı deney düzeneği

Ancak, elektrikle ilgili gösteriler bir süre sonra yalnızca eğlence unsuru olmaktan çıktı. Bu gösterileri izleyen bazı bilim insanları, elektriğin doğasını daha derinlemesine anlamaya çalıştı. Bu isimlerden biri, Hollandalı fizikçi Pieter van Musschenbroek oldu. Leiden kentinde çalışırken, statik elektriği muhafaza edebilen bir kavanoz icat etti. Leyden kavanozu olarak adlandırılan bu cihaz, günümüzde tüm elektronik cihazlarda kullanılan kondansatörlerin atası olarak kabul edilir.

Bu buluş, elektriğin yalnızca bir gözlem konusu olmaktan çıkıp kontrol edilebilen ve depolanabilen bir enerji kaynağı olarak ele alınmasını sağladı. Elektrik ile ilgili çalışmalar, bu keşifle birlikte hız kazandı ve bilim insanları, elektrik yüklerinin nasıl biriktiğini ve iletildiğini anlamaya yönelik deneyler yapmaya başladı. Bu süreç, Benjamin Franklin’in elektriğin doğasını inceleyen araştırmalarına da zemin hazırladı.

18. yüzyılda elektriği depolamak için Leyden şişeleri kullanılıyordu. Franklin, bu cihazların nasıl çalıştığını ve neden etkili olduklarını anlamada kritik bir rol oynadı.

Benjamin Franklin Uçurtma Deneyi İle Ne Keşfetti?

Popüler mitlerin aksine, Franklin elektriğin varlığını kanıtlamak için bir deney yapmadı. Ancak yıldırımın doğasını test etmek için bir deney önerdiği bir makale yayınladı. Ona göre, bir çubuk yardımıyla bir buluttan elektrik çekmek mümkündü. Bu fikir, paratonerin temellerini oluşturuyordu. Bu nedenle önerdiği deneye nöbetçi kulübesi deneyi adını verdi.

Benjamin Franklin'in Uçurtma Deneyi Hakkında Gerçekte Ne Biliyoruz?
Solda Thomas-Francois D’Abilard’ın Franklin’inin deneyinin kopyası. (sağda) Franklin’in deneyine ilişkin orijinal çizimi.

Popüler mitlerin aksine Franklin, elektriğin varlığını kanıtlamak için deneyi yürütmedi. Ancak yıldırımın doğası hakkındaki teorisini test etmek için Franklin, bir deney öneren bir makale yayınladı. Franklin, bir çubuk yardımı ile bir buluttan elektrik çekeceğini düşündü. Yani kendisi bir paratoner yapabileceğini öngörmüştü. Bunu için bahsettiği deneye ise “sentry box experiment” ( Nöbetçi kulübesi deneyi) adını vermişti.

Franklin’in bu deneyi gerçekten yapıp yapmadığı bilinmiyor. Ancak Thomas-François D’Alibard adlı bir Fransız fizikçi, 1752 yılında Franklin’in önerdiği yöntemi kullanarak deneyi başarıyla gerçekleştirdi. Bu düzenek, ilk paratoner deneyi olarak kayıtlara geçti. İlginç bir şekilde, Franklin’in uçurtma deneyini tasarlarken bu girişimden haberdar olup olmadığı kesin değil. Ancak yıldırımın elektrikle olan bağlantısını anlamaya yönelik çabalar, bu dönemde hızla yayılmaya devam etti.

John Henry Pepper’ın 1860 tarihli ‘The Boy’s Playbook of Science’ kitabında yayınlanan Henry G. Hine gravürü. Havada uçuşan yıldırımlar deneyi daha da trajik hale getiriyor.

Sonuç olarak

Resimler, eğitimde sıkça kullanılan güçlü araçlardır. Ancak, bazı görselleri kesin ve doğru temsiller olarak değerlendirmeden önce dikkatli olmak gerekir. Uçurtma deneyi bunun en iyi örneklerinden biridir.

Bu deneyin tasvir edildiği resimleri gören bir öğretmen, öğrencilerine “Franklin fırtınalı bir havada uçurtmasını uçurdu ve elektriği keşfetti!” diyebilir. Ancak bu anlatım, gerçeği yansıtmaz ve çocukların kafasını karıştıracaktır.


Kaynaklar ve ileri okumalar

Matematiksel

Sibel Çağlar

Temel eğitimimi Kadıköy Anadolu Lisesinde tamamladım. Devamında Marmara Üniversitesi İngilizce Matematik Öğretmenliği bölümünü bitirdim. Çeşitli özel okullarda edindiğim öğretmenlik deneyiminin ardından matematiksel.org web sitesini kurdum. O günden bugüne içerik üretmeye devam ediyorum.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir